<GERİ<
CEYLAN

Aşk ateşi aldı beni
Yavaş yavaş tüterim ben
Elden ele saldı beni
Kor alevden beterim ben

Doruğunda gözüm yumdum
Cennetten bir mekan sandım
Kanat çırptım dala kondum
Gül dalında öterim ben

Pir Sultan’ın elin aldım
Derin bir ummana daldım
Arayı arayı buldum
Derdime dert katarım ben

Denizin dibine çöktüm
Çırpındıkça çile çektim
Sel dağıttı yüze çıktım
Dalıp dalıp batarım ben

Yürüdüğüm yolda tektim
Dostun kapısını haktım
Eşiğine yaşlar döktüm
Kapısında yatarım ben

Ceylani’nin özü Hak’tan
Hak yarattı bizi yoktan
Yeryüzünde yandım çoktan
Cehenneme biterim ben


IRGAT

Anamdan doğarken sanmaki güldüm
Bir kanlı çarşafa sardılar beni
Toprağınan doydum suyunan kandım
Ayaklar altına serdiler beni
 
Anadan aç doğdum babadan yetim
Topraktan ekmeğim çeşmeden sütüm
Irgat doğdu neslim ben de ırgatım
Kanımdan terimden sordular beni
 
Felek oldum alınlara yazıldım
Ekin oldum dolu düştü bozuldum
Kerpiç oldum duvar duvar dizildim
Çamurun harcına kardılar beni
 
Sırtımda abam yok çarığım yırtık
Gündüz ayıbım çok gecede örtük
Çilem dolmadımı tükendim artık
Otuza gelmeden yordular beni

Damım yok altında tütünüm tütsün
Dağlardan inipde altında yatsın
Ceylani bu derdi kimlere satsın
Daha dirilmeden vurdular beni


ÖMRÜM

Çok emek harcadım çok ile çektim
Sellere boğulup kandım dünyada
Sırtımda gam yükü çırpınıp aktım
Değirmen bendine döndüm dünyada

Ağlayı ağlayı gözümde yaşlar
Düşmanım gülüyor dostlarım taşlar
Biri ateş verir birisi şişler
Saymadım ben bunu yandım dünyada

Kime yüzüm dönsem sırtını gördüm
Yine de dost bilip ardına vardım
Varımı yoğumu önüne serdim
Dar günde tek dostum kendim dünyada

Ne bir eş bulmuşum ne bir dost eli
Arayı arayı bulurum yolu
Yel esti tutuştum ben karaçalı
Ceylani parlayıp söndüm dünyada
     HABER

Haber edin bana köyden gelenler
İçtiğim abdallar duruyormu ki
Atlıyı atından indirirlerdi
Dağ başında itler ürüyor mu ki
 
Şarkışla yolları bozukmu daha
Milletin ciğeri ezik mi daha
Irgatın elleri çizik mi daha
Ağalar azaba vuruyor mu ki
 
Kuşluk zamanında sığır geçermi
Yaylacı yaylaya daha göçer mi
Çoban türküsüynen neşe saçarmı
Davarlar ağıla giriyor mu ki
 
Ceylani geçeyim dağın ardına
Ben düşmüşüm bir güzelin derdine
Selam olsun hasret kaldım yurduma
Ben gideli kimse soruyor mu ki


ALMANYA

Deryaları aştık geldik gurbete
Irmaktan geçiren yine sal oldu
Kıtalar devirdik ah çeke çeke
Elin memleketi bize yol oldu

Seni bırakıp da geldim buraya
Türlü fesatlıklar girdi araya
Meyil vermez idim pula paraya
Bizler palazlandık para pul oldu

Her sene gelmeye gücüm yetmiyor
Çalıştım yabanın işi bitmiyor
Sabah küllüklerde horoz ötmüyor
Bizi uyandıran çanlı zil oldu

Aşık Ceylani de seni özlüyor
İnceden inceden içi sızlıyor
Hayali resmini almış izliyor
Bizler bekar olduk avrat dul oldu


KILAVUZ

Büyükler küçü
ğe kılavuz olur
Küçükler bir daha yanmasın diye
Hilebaz olanın önüne durur
Umudu kesikler kanmasın diye

Kimisi fırtına yel gibi eser
Kimisi Bin okka yüz arşın basar
Kimisi bindi
ği dalıda keser
Kuşlar yuvasına konmasın diye

Bu cihana yüzyıl evvelden geldim
Çok çileler çektim çok da yenildim
Mertlik meydanında ben yalnız kaldım
Namertler kaçıyor sanmasın diye

Başına gelmeden bilinse keşke
Tecrübe olmadan düsmezdım aşka
Eskiyi bilirim bu sefer başka
Ceylani dünyada onmasın diye