- ÖZLEM
Yarım sensin güzel, yarı da benim
Firar etti aklım duy beni beni
Beden senin için, senindir canım
Aşıktan deliden say beni beni
Türkün türküm olmuş dudakta dilde
Kavuşmaz yaraymış aşk olan kulda
Mızrabım perişan dermansız elde
Aşkın hançeriyle oy beni beni
Sohbetin balmıdır, ağzın dürümü
Çayların suları senden duru mu
Yoluna koymuşum garip serimi
Zülfikar elinde kıy beni beni
Adın özlem midir bilmem sılamı
Çok yeldim peşinden buldum belamı
Hayalin gönlümde dilde kelamı
Gençlik ömrüm gitti zay beni beni
Bazı tok gezelim bazı bazı aç
Sende bizden doldur sen de bizden iç
Gittiğin yollara ben olurum bac
Ak göğsün üstüne koy beni beni
Sevdanın ateşi ölümden acı Sende istemezsen gel olak bacı
Sanma yaralayan okuyun ucu
Gözün üstündeki yay beni beni
Senden ayrı durmak zulüm çektirir
Dert bağıma bir bir fidan diktirir
Aklıma geldikçe yaşlar döktürür
Ceylani perişan vay beni beni
GİDENE
Varıp da söyleyin o şirin yare
El açıp soysuza ağlamasınlar
Ben daha ölmedim dönerim geri
Al üstüne kara bağlamasınlar
Atımı yükledim çıkarım hemen
Gözlerim puslandı yollarım duman
Üçyüz atlın olsa vermem de aman
Yar
telinden ilmik yağlamasınlar
Gözden ırak olan gönülden d'olur
Bu hasretlik bende mahşere kalır
Birgün duyarsın ki Ceylani ölür
Sağ iken ciğerim dağlamasınlar
ŞAŞKIN
İnceden yüzümü silip geçiyor
Nefesin mi gelen yel midir yoksa
Yaram azmış gibi daha açıyor
Leyla’mıdır vuran çöl müdür yoksa
Aşkına düştüğüm daha ezeldi
Daraldı dikleşti yollar bozuldu
Gençlik sermayemdi hayli azaldı
Hancı mıdır alan yol mudur yoksa
Uçtuğun kanadın uçamaz olur
Gözlerin ırağı seçemez olur
Azrail elinden kaçamaz olur
Can mıdır çırpınan kul mudur yoksa
Ceylani alnımdan bu yazgı gitmez
İçi boş kazanlar sularda batmaz
Soğuğu sırtımdan hiç eksik etmez
Hırka mıdır saran çul mudur yoksa
UZAKLARIN
Sinem yara kanıyor
Attın okdan dolayı
Alem döner sanıyor
Kaldım yoktan dolayı
Bilmem halım ney oldu
Gençlik ömrüm zay oldu
Görmeyeli ay oldu
Gözlerinde elayı
Ağladın mı güldün mü
Yar ellere kaldın mı
Kıymetimi bildin mi
Ben çekerim çileyi
Benden ayrı koyanlar
Boynuma kın soyanlar
Çıngıraklar çıyanlar
Viran olsun alayı
Gurbet elde dardayım
Çağırırsan ordayım
Bilmiyorum nerdeyim
Terkeyledim sılayı
Fakirim fukarayım
Mevla'ya yakarayım
Yemedim tüküreyim
Bulamadım kolayı
Kaşların yay gerilmiş
Ok kirpikle kurulmuş
Ceylaniyim vurulmuş
Başa sardın belayı
EMANET
Gözlerim takıldı ısındı kanım
Aklım kal yerinde terketme beni
Hepsine de meyil verilmez canım
Güzeller peşinde görmüşler seni
Dışarı mı çıktı eve mi yolu
Asbap mı depecek çantası dolu
Sözü mü kesildi altınlı kolu
Alemde dil olur güzelin ünü
Uçtun mu yuvadan bacın da mı yok
Küçüğü ucuzdur alda eve sok
Hani sende cilve ablanda mı çok
Ben ona saklarım içimdekini
Ceylanim yetmez mi gördüğün kıza
Övme güzelleri gelmesin göze
Felek genç olanı alnına yaza
Tekini sahiplen bırak tekini
BEKLEYİŞ
Yaradan aşkına bir haber yolla
Çok dedim çok sordum çok yeldim gittim
Felekten kaç oldu yediğim sille
Çok yedim çok gördüm çok öldüm gittim
Sen istedin benden ayrı kalmayı
Ayrılık olunca kıymet bilmeyi
Gurbetten sılaya dönüp gelmeyi
Çok umdum çok derdim çok geldim gittim
Ceylani daha mı yanıpda tüter
Şekere şerbete ağular katar
Boranda tipide çulunan yatar
Yok yedim yok gördüm yok oldum gittim
|
- ADSIZ
ALMANYA
Doğrul güzel doğrul yüzünü görem Şu gençlik çağına yaşlara yazık Kaş altından ince ince dökersin Nemlenmiş kirpiğe kaşlara yazık
Dağıt saçlarını yellere karşı Açılıp bekleyen kollara karşı Dik başımı eğme ellere karşı Bükülen boyuna, başlara yazık
Gündüz seyrimdesin gece düşümde Saklımıydın benim yirmi yaşımda Bir sevda dolanır deli başımda Dayasan başını döşlere yazık
Ben ikrar veririm, sözde dururum Almazsam kendimi dağa vururum Gözün görmez bir köşede ölürüm Ardıma dökülen yaşlara yazık
Bilirim ki
zorla güzellik olmaz Benden
sana artık bir fayda gelmez Bu devran
ne sana ne bana kalmaz Dostların
vurduğu taşlara yazık
Kapanan yaralar geri baş verdi Derdimin dermanı bir sende vardı Bir oğlan bir ocak bana çok gördü Ceylanim
kurduğu düşlere yazık
ESKİYA RA
Elinde helkesi
suya eniyor Salını salını
yürüyor güzel Gün vurdukça ak
gerdanı yanıyor Çeşmenin başında
duruyor güzel
Eğildide selvi
boylum eğildi Siyah perçem ak
göğüse dağıldı Sevdigimin huyu
böyle değildi İnce bele yaşmak
sarıyor güzel
Değme de bakracın
ucundan tutam Evine varıp da
kapında yatam Ben bu derdi aldım
kimlere satam Bir kötüye gönül
veriyor güzel
Su başında yudum
yudum içerim Seni alır dağ
başına kaçarım Bir teline ben
serimden geçerim Sen tuttukça felek
vuruyor güzel
Durağım yok
Karababa seliyim Aklım aldın bundan
sonra deliyim Kalem kaşın sırma
saçın kuluyum Aynasında suyun
tarıyor güzel
Birgün olup güzel
sen de kanarsan El oğlu gem tutup
ata binersen Gün olur çeşmeye
gene inersen Ceylani peşinden
varıyor güzel
UMUT
Göremedim altı sene
Sormadığım kul kalmadı
Bazı atlı bazı yayan
Varmadığım el kalmadı
Dolandım koca Sivas’ı
Dinmedi gönlümün yası
Çiğdem çiçektir nefesi
Dermediğim gül kalmadı
Beden sensiz yatmaz oldu
Ocak tütün tütmez oldu
Sazım düzen tutmaz oldu
Germediğim tel kalmadı
Abamı aldım üstüme
Sarılıp yattım postuma
Yoruldum canım kastına
Girmediğim hal kalmadı
Ceylani yollara düşer
Çalı diken dağlar aşar
Yol gözlüyor üçer beşer
Durmadığım yol kalmadı
GEL GECE GECE
Dün gece bir güzel gördüm düşümde
Savurmuş saçları gezer dolaşır
İncidir dişleri her gülüşünde
Gerçek mi yalan mı aklım karışır
Uyanıp kalkınca yanımda olsa
Düşüme değil de koynuma gelse
Biraz cilvelenip yüzüme gülse
Sevincim göklere arşa ulaşır
Gözüm yolda artık dedim bilesin
Düşüme de olsa gene gelesin
Ceylani’yi zaman gelip bulasın
Güzele sözünde durmak yaraşır
SARHOŞ
Rakı içtim gülüm sarhoşca kafam
Bakma kusuruma dilim dolaşık
Muhabbet çoğudu biraz da adam
Ayaklarım yerde ev sanki beşik
Sazları gerdirdik uydurduk bize
Aşık olduk tekrar üç telli saza
Çok içtik bu kere doymadık aza
Cacığa yoğurda çaldık ha kaşık
Ceylani özledim böyle günleri
Unuttum sensizken geçen dünleri
Gerdanın altında siyah benleri
Öperim şimdi de ortalık ışık
SERSERİ
Deli gönül nedir senden çektiğim
Bir kararda durdurmadın sen beni
Hep ellerin yari oldu baktığım
Güzellere sordurmadın sen beni
Şahlanırsın güzelleri görünce
İncinirsin yar ellerin olunca
Böyle güzel görmedin mi ömrünce
Bir gönüle doldurmadın sen beni
Hayalde mi gördüm düşte mi yine
Sandım ki düşmüşüm kendi dengime
Yüksekten geçme yar süzül engine
Düz yollarda yordurmadın sen beni
Yorma felek artık yorma aşığı
Yine tuzsuz aşda kaldı kaşığı
Elbet sevdiceğim geçer eşiği
Boş mekana serdirmedin sen beni
Ceylani doldurup doldurup dökme
Coşkun sular gibi çağlayıp akma
Ok olmuş kirpiğin sineme çakma
Yara gönlüm sardırmadın sen beni
|