<GERİ<
SİVAS

Zalım idin, soğuk idin, kış idin
Dağlarında gezdim, yorgunum biraz
Çok ağladım, çok dolandım üşüdüm
Seni unutmadım, dargınım biraz

Nerenden vuruldun nedir bu akan
Kızıldağ'dan coşmuş besbelli ki kan
Ateşlere düşsün bağrını yakan
Bir bulut başımda, durgunum biraz

Al’İzzet-Veysel'i, Hüseyin Selim
Aşıkların vardı kimden bu zulüm
Başına hal geldi sağ olan kulun
Daha ne gelecek, gerginim biraz

Ceylani topraktan kaynayıp çıkar
İnceden öz olur ırmağa akar
Filize fidana suyunu döker
Binleri büyütür,
vurgunum biraz


DAVAR

Bu huyunu davardan mı aldın sen
Ne sağa bakarsın ne de soluna
Çoban yürür itler yürür kaldın sen
Yoluyor çalılar bakın halına

Aşırı uçlara girmeyin aman
Beraber ortadan giderdik taman
Düzene uymayan kesilsin hemen
İsyan edilir mi çoban kuluna

Ceylani yaşımız epeyce akar
Yağlı ilmiğini boynuma takar
İtlerim üleş yer davarım bakar
Yedirmem etimi köpek dölüne


AĞIR

Benim dertlerime dertler eklersin
Bu kadar ağırı kaldıramam ki
Dost bilip yanında şarap içmişim
Ölmeden nefsimi öldüremem ki

Ben kendi dünyamı kendim kurmuşum
Akıtıp terimi kerpiç karmışım
Kaç sabah uykusuz gece vermişim
Ben ne çektiğimi bildiremem ki

Yüzümüz sarardı benzimiz soluk
Eldeki yaralar duvarda delik
Yürek paramparça ciğerim bölük
Ölmeden namazım kıldıramam ki

Ceylani sen seni bilip de konuş
Derdi yalınız çek azığı bölüş
Devran hızlı döner gel buna alış
Feleğin peşinden yeldirememki



DOSTLARA

Konuşmuyom kimse ile
Çok kandırdı sevdiklerim
Hep onlardan gördüm hile
Dolandırdı sevdiklerim

Kavgada bıçak açanlar
Sırtıma vurup kaçanlar
Adam adamı seçenler
Elendirdi sevdiklerim

Yanımdalar tokluklarda
Yalınızım yokluklara
Kızılkanlı topraklarda
Belendirdi sevdiklerim

Ceylanim dosttan ıramaz
Dost olmayana varamaz
Herkes mendili seremez
Dilendirdi sevdiklerim


GİDİŞİME

Yine yol göründü benim serime
Alışmak da yorulmak da şart oldu
Sizler sürün sefasını yerime
Ulaşmak da sorulmak da dert oldu

Doyamadım toprağımda taşımda
Binbir çile türlü bela başımda
Jandarmalar karakollar peşimde
Gurbeteller garibana yurt oldu

Adalet gantarı sallıyor burda
Teslim mi köşeler canavar kurda
Yoksullar yurdunda çalışanlarda
Çakallar çukallar şimdi mert oldu

Sözümde yalan yok çarkımız bozuk
Türküye dökülür bağrımız ezik
Ceylanim ağlatma gene de yazık
Feleğin tokatı bize sert oldu


KEMAL'E ŞİKAYET

Atatürk’üm gelmiş, hoş geldin Paşam
Şikayet edeyim hallarımızı
Şehirler gasp olmuş köyler perişan
Bilekten kırdılar kollarımızı

Sen gittin gideli yaşlar durmuyor
Törenlerden başka kimse sormuyor
Annene denene dilim varmıyor
Bağlayıp koydular dillerimizi

Gavur olduk, hayın olduk, el olduk
Amerikan uşağına kul olduk
Çanakkale boğazında yol olduk
Kestiler kökünden dallarımızı

Sen satmışsın Kerkük ile Musul'u
Neymiş meğer bu işlerin asılı
İtleride hırılıyor besili
Azdılar yeyip de yallarımızı

Ceylan'i durumu böyle anlattı
Köylerde partiler masal dinletti
Vatancı milletçi dansöz oynattı
Dışarı sürdüler yollarımızı


KAZIK
Şarkışla’dan bir saz aldım
Alıp da çalmaya daldım
Kırık çıktı haber saldım
Param haram olsun sazcı

Ben bu sazı satmalıyım
Hemen evden atmalıyım
Kayıplara katmalıyım
Ne hayın bir kulsun sazcı

Enişteme sattım bir kez
O da dedi kırık bu saz
Sen satana uğra da kız
Allah'ından bulsun sazcı

Az gönlü var eniştemin
Ablam yok der etmiş yemin
Yarın sazı alın gelin
Armut gibi ulsun sazcı

Bacım dedi yetmiş olsun
Kardeş cebin para dolsun
Sazı alan satan gülsün
Halımdan ne bilsin sazcı

Ertesi gün sazım gitti
Ben zannettim bu iş bitti
Bacım epey inat etti
Öcüm sende kalsın sazcı

Sazı geri alıp geldim
Olanlara hayli doldum
Kalemi elime aldım
Sancılanıp yelsin sazcı

Aşık Ceylan benim adım
Kimse bilmez nedir tadım
Bazen soğuk bazen odum
Bana kurban olsun sazcı
Okuyup da gülsün sazcı
    DÜZEN

Bu nasıl bir düzen, sahibi yok mu?
Koyun belli değil, kurt belli değil
Üleş param parça alan gidiyor
Boyun belli değil, sırt belli değil

Vatan toprağına sahip sen misin?
Anarşist öldürüp, can alan mısın?
Hayvanat peşinden yol bulan mısın?
Soyun belli değil, it belli değil

Ekinde tarlada sürülen benim
Tipide soğukta kırılan benim
Ayaklar altına serilen benim
Neyim? belli değil, ot belli değil

Irgat tumanını beraber giyek
Beraber çalışıp beraber yiyek
Hep mi aç karnına çok şükür diyek
Doyum belli değil, kıt belli değil

Ceylani düzeni düzen utansın
Yananlar sönsün de yakanlar yansın
Bir tane bölücü var o da sensin
Hayın belli değil mert belli değil


AĞAMA

Büyük ağam sıra bizde mi şimdi
Şimdi kullar nerde sen nerde kaldın
Azaldı malların biraz aşındı
Şimdi mallar nerde sen nerde kaldın

Balınan yağınan besleniyordun
Ben ağayım deyin sesleniyordun
Ala karlı dağa yaslanıyordun
Şimdi hallar nerde sen nerde kaldın

Taş çektirdin atlarınan yoluna
Faydan yoktur emrindeki kuluna
Hep asıldın köyündeki duluna
Şimdi dullar nerde sen nerde kaldın

Seçimde oy için gelirler ilden
Hiçbir sual soran olur mu kuldan
Eller ne görünür ne bilir haldan
Şimdi eller nerde sen nerde kaldın

Bir torba un verdin oy aldın gittin
Aldığın oyları söyle ne ettin
Vatanı milleti kimlere sattın
Şimdi keller nerde sen nerde kaldın

Ceylani sen gayri sus biraz uslan
Yaşın kemal oldu ardına yaslan
Eskinin itleri olmuşlar aslan
Şimdi yallar nerde sen nerde kaldın


İT HAFEN

Adamım yok benim,yok benim dayım
Düzene uymadım uymayacağım
Bizde böyle geldik böyleyiz bayım
Yazana uymadım uymayacağım

İkibin yılıydı eylüldü ayı
Ocakta hekim yok ikiydi sayı
Biz çalıştırmadık o ... beyi
Adamdan saymadım saymayacağım

K.... müdür olmuş başımda bekler
Sayısı yetmezmiş ..leri ekler
Böyle kud...nı salaca paklar
.reni duymadım duymayacağım

Başkanın ...ğı ..inen dolu
Yallayıp salıyor d....un d.lü
Yakında kırarım tuttuğun dalı
Sözümden caymadım caymayacağım

Kaymakam, savcı bey işiniz yok mu?
Bana yapılanlar sizce de hak mı?
Düzeni sallayan çürümüş kök mü?
Başımı eğmedim eğmeyeceğim

Ceylani’m söyleten yanlış terazi
Elimden ekmeği yedi birazı
Bana bu ..lerin nedir garezi
Yanına koymadım koymayacağım


DOSTUM ÖZCAN'A

Ana beni niye doğurdun ki sen
Dişçi çektiğimi sende çekesin
Doğururken sancı çektin miydi sen
Dişçi çektiğimi sende çekesin

Nasıl bir bela ki geldi başıma
Çekilmez bir sancı girdi dişime
Hançerler sokuldu sanki döşüme
Dişçi çektiğimi sende çekesin

Dişim mi çürüdü kocadım mı ney
Azıcık tuz alda deliğine koy
Sen de bu sancıyı ettiğine say
Dişçi çektiğimi sende çekesin

Fındık mı kırdıydım şişe mi açtım
Gencidim bilmedim zoruna kaçtım
Ben bu diş yüzünden serimden geçtim
Dişçi çektiğimi sende çekesin

Rakı ile geçti mi, hap yutsam geçsin
Çektirsem çiçek mi yeniden açsın
Dişi ağrıyanlar fizana kaçsın
Dişçi çektiğimi sende çekesin

Ceylan'i on gündür soğuk su içmez
Durursa çürük diş sancısı geçmez
Al eline pense bu sefer kaçmaz
Dişçi çektiğimi sen de çekesin


     ASKER

Kurşun geldi beni bağrımdan vurdu
Ciğer parelendi yüreğim durdu
Benim de sevdiğim nazlı yar vardı
Bekleme yolumu gelemem gayrı

Ne işim var benim Kore belinde
Dedem toprak oldu Yemen elinde
Verilen bu canlar kimin yolunda
Sevdiğim gelini alamam gayrı

Ceylani yazılı künyesi gelir
Tütün parasını anası alır
Evde ana-bacı perişan olur
Evimin yolunu bulamam gayrı