- YÖRESEL
KILAVUZ
- Yöresel Kılavuz; bu
sözlüğü hem şiirlerde, türkülerde anlaşılamayan kimi
sözcükleri açıklamak hem de
yörelerimizde kullanılan sözcüklerden örnekler vermek amacıyla hazırladım. Öyle
denildiği gibi Türkçe 300 kelimede dönmez. Elbette ki aşağıdaki sözcükler
ihtiyaç olan yerlerde kullanılır. Köy, dağ/tarla sözüdür çoğu. İçinde yabancı
olanlar da vardır. Ama yeni türetilen her sözcüğe karşı gelen ve yıllarca,
eskiden Arap-Fars-Fransız şimdi İngiliz dilini yerleştirerek dilimi körelten
düşüncelerin elinde halkın bu kadarını koruyabilmesi aslında yüzyıllarca halka
hiç yaklaşılmamış olduğunun da bir göstergesidir. Yani Karacoğlan’dan,
Köroğlu’ndan, Pir Sultan’dan öncesine ve bugüne kadar bakarsak, halkın dilinin
genelde aynı kaldığını görürüz. Bunu türkülerden anlayabiliyoruz. İki dil, üç
dil bilelim. Bunu kendi dilimize katmayalım. Bu gericilik olmasa gerek. Katıp,
katan düşüncelere destek verip, sonra da vatanseverlik yapmayalım.
A
acer:yeni
ahbın:hayvan gübresi
ağızbağ:çuval
için ip
alaca:çit
ala ağız : geveze
alayı:hepsi
alevçik:küçük
evimsi
alkış vermek:biri için dua etmek
amel:ishal
arıstak:tavandaki
örümcek ağı
pislikleri
asbap:elbise
asifinik:naftalin
avrat:kadın
avsut:kağnı
tekerleğinin bir parçası
azık:yol yemeği
B
bannahcah:balkonda kullanılan
çıta(parmakcak)
bayahdan:demin
bazlama :ince
ekmek
becek:kenar
bek:pek,
çok
belleki:örneğin
bezmek:usanmak
bıcaklık:raf
bıldır:geçen
sene
bir demlik:temelli, kalıcı
biseal: bu sefer
bişilik:toprak
sıva
C
cerek:uzun çıta
cılbanmak:soyunmak
cimcik:çimdiklemek
cıngıl:üzüm
cıngılı
cırcır:fermuar
cibik çalmak:alkış
cirik:sümük
culfalık:kilim
tezgahı
culuk:hindi
Ç
çağ:banyo
çalgı:ahır
süpürgesi
çalkama:ayran
çarkıt:kırık,bozuk
çıkı:bohça
çıngı:kıvılcım
çimmek:yıkanmak
çot:sakat
çöğdürmek:işemek
çömçe:kepçe(yemek)
D
dadanmak:uylamak
dahdiri:oynak kız
- dazlanmak:parça parça kızarmak
dıga:küçük
çocuk,evlat
dıvrak:kullanışlı,ufak
dil:anahtar
dinelmek:sorutmak,
ayakta durmak
duluk:yanak
döllük:kuzuların konduğu
yer
duluk:yanak
düğürcük:bir çeşit çorba
dek/dölek dur:
akıllı
dulda:rüzgar esmeyen yer
durmak
dölek:düzgün
dulda :serin
yer
E
ellam:sanırım
emaaçer:adamakıllı
erinmek:üşenmek
essah:gerçek
evmek:acele
etmek
evrağaç:ekmeği döndermede (evirmek) kullanılan
tahta
eyağa:kaburga
eylenmek:durmak
F
farımak:yıpranmak, eski dinamikliğine sahip
olmamak
fer:derman
ferman:derman
fıllanmak:dolanmak,dönmek
firek:eski
büyük anahtar
fol:tavuğun altına konan sahte yumurta
G
gabarcık:balon
gağşak:orusbu, oynak
kadın
gal:sıvada kullanılan beyaz toprak
gatıhlaş: bir
yemek
gıbal:kabaca
görüntü
gerbe:kaşağı
gicişmek:kaşınmak
goşamlamak:avuçlamak
goyurmak:bırakmak
gusgun:semer
arka
bağı
göğ:mavi
göksemek:özlemek
gumpür:patates
gübür:süprüntü
güdük:evin
tavanında kullanılan, paralel dizilen ince kısa ağaç
güz: sonbahar
gada :
kaza ,bela
H
helaazki:iyi ki
heye:evet
hahıç:başa
kakma
hahmak:itmek
harıs:muhtaç
hezen:tavana dik kolonların da tuttuğu
ana ağaç kolon
horanta:ev halkı
I
ığralanmak:sallanmak
İ
ilaançe:leğencik
içlik:gömlek
iskemle:sandalye:
işmar:göz
etmek
ipdi:önce
iriskik:et sucuğu
K
kanırmak:
keh:köşe
kele:ya veya hey
anlamanda
kerme:ahır tabanındaki yakacak, gübre
kertmek:hafif çizip iz
bırakmak
kılavlamak:bilemek
kırklık:makas
kırmızı:domates
kişiflemek:gözetlemek
kıvık: aralı (kapı)
kokulu
yağ:kolonya
kombe:yayla
çöreği
kopmak:koşmak
koyurmak:bırakmak
küfle:tandırın hava
deliği
kümürtlek:gırtlak
kürtün:semer
L
lo:silindir
M
ma:tavan
mağbeyn:salon
mahat:kanepe
malamat:rezil
mancınık:tahtadan,
avlu kapılarının açılmaması için arkasına konulan ağaç.
masat:bileme
taşı
maya:dişi
mayıs:hayvan
boku
mayışmak:gevşemek
maarim:meğerse
mabeyin:salon,hol
meses:öküz
sopası
mıh:çivi (sanırım farsça)
moli:zayıf,halsiz
modul:hayvanlara hız
vermek için ucunda çivi çakılı sopa
muhaat olmak:korumak,sahip
olmak
N
namazla : seccade
nashat:sabah
mahmurluğu
navrah:surat
nizah:kavga dövüş
noorek: ne
yapalım
O
oğulcak:mama
önlüğü
okuyuntu:davetiye
omaç:yemek çeşidi
oncaaz: o
kadarcık
oyulgamak:iğne ile iliştirmek
Ö
ökbeleşmek:inatlaşmak
ötürük:ishal
P
papah:
şapka
peşkir:havlu
pırtı:kumaş
pinelik:kümes
puhare:baca
- puşta:hızardan çıkan ağacın kabuk kısmı
pürçüklü:havuç
R
rapata:bezden yapılmış tandıra ekmek yapıştırma
aleti
S
sako:kalın palto
sanırtmak:ayakta durarak manalı hareket yapmak
savuşmak
seki:oturma icin
yerden yüksek yer
seklem:buğday çuvalı
seterekli:sinirli,
asabi
seysana:
sifli:kirli paslı
siyeç:çalılıkla belirlenmiş
sınır
sohranmak:homurdanmak
soku:buğday döverek, yarma yapmak için içi
oyulmuş taş
sokum:lokma
sorutmak:ayakta
durmak
suma:duruş,tip
sumsuk:yumruk
süve:pervaz
Ş
şemşamer:çekirdek,ayçiçeği
şelek:sırtta odun yükü
şikir:surat
şörük:salya
T
taman:hani
taptan
düşmek:güçsüz,dermansız kalmak
tavatır:zorlu
temek:ahır ve samanlıktaki havalandırma
bacası
temelli:devamlı
tezek:yakacak hayvan
gübresi
tohmalamak:cok yiyerek tam bir rahatsızlık
hali
tosbağa:kaplumbağa
tummak:suya dalmak
turalanmak:talihin kötü
gitmesi
U
usuhmak:sakinleşmek
uşak:çocuk,
çocuklar
uylamak:ısrar etmek
Ü
üryan:çıplak
ürkmek:hastalığın sıçraması
üzengi:eyerin ayak basma yeri
V
vayra:balyoz
verep:meyil
Y
yağlık:mendil
yal:hayvan
maması
yapma:tezek
yavuncumak:acındırmak
yazı: arazi,
kır
yekinmek
yeğni:hafif
yeldirmek
yitik:kayıp
eşya
yitmek:kaybolmak
yoşungu:eski,yıpranmış
yörek:beşik
örtüsü
yumuş:iş, görev
Z
zağlanmak: genellikle hayvanlarda,
şişmanlamak.
zağlı: şişman,besili
zelze: kapının kilitlenen kısmındaki
metal, delikli
zıvana:kağnı aksında bir
parça
zobu:kısa boylu şişman kişi
zorlu:sıkı, çok
iyi